Yıl başından bu yana altıncı kez yapılan "zorunlu karşılıklarda değişiklik" ne anlama geliyor?

Faiz kararının hemen ardından bir açıklama daha yapan Merkez Bankası, reel kredi büyümesi koşullarını sağlayan bankaların TCMB bünyesinde tutmak zorunda olduğu yabancı para ve TL cinsinden zorunlu karşılık miktarını artırdı

Fotoğraf: TCMB

Son üç ayda üçüncü kez politika faizinde değişikliğe gitmeyen Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), faiz oranını yüzde 8,25 seviyesinde bıraktığını duyurmasının hemen ardından bir açıklama daha yaptı. 

TCMB’nin internet sitesinde yapılan açıklamaya göre reel kredi büyümesi koşullarını sağlayan bankalar için Türk lirası ve yabancı para zorunlu karşılık oranları artırıldı. 

Türkiye’de faaliyet gösteren yerli ya da yabancı tüm bankalara uygulanan zorunlu karşılık oranı, bankaların hesaplarında tuttukları mevduat miktarına göre Merkez Bankası’nda bulundurmaları gereken parayı belirliyor.  

Yani, bir ülkede zorunlu karşılık oranı yüzde 10, bankanın mevduatları toplamı 100 lira ise, söz konusu banka mevduatının 10 lirasını Merkez Bankası’na park ediyor. Bu oran yüzde 30 olursa, Merkez Bankası’nda tutulacak miktar 30 liraya yükseliyor. Bu da bankanın elindeki mevduatı azaltıyor.  Zorunlu karşılıklar Türk Lirası ya da dolar, euro gibi yabancı para cinsinden tutulabiliyor. 

Yabancı parada 200, TL’de 200 baz puan artış 

Merkez Bankası’nın 20 Ağustos tarihli açıklamasına göre reel kredi büyümesi koşullarını sağlayan bankaların yabancı para zorunlu karşılık oranları, tüm vade dilimlerinde geçerli olmak üzere, kıymetli maden depo hesapları için 700 baz puan, diğer tüm yabancı para yükümlülükleri için ise 200 baz puan artırıldı. 

Türk Lirası cinsinden zorunlu karşılıklarda da değişikliğe giden Merkez Bankası, TL zorunlu karşılık oranlarının alt aya kadar vadeli tüm mevduat/katılım fonu yükümlülükleri ve bir yıla kadar vadeli diğer yükümlülükleri için 200 baz puan, üç yıla kadar vadeli diğer yükümlülükleri için ise 150 baz puan artırılmasına karar verdi. 

TCMB’nin açıklamasına göre bu kararla, piyasadan yaklaşık 17 milyar Türk Lirası ve 8,5 milyar ABD doları karşılığı döviz ve altın cinsinden likidite çekilecek. 

17 Mart’ta salınan para geri alınıyor 

Son olarak 18 Temmuz’da yapılan değişiklikle yabancı para zorunlu karşılık oranları, tüm bankalar için tüm yükümlülük türlerinde ve vade dilimlerinde 300 baz puan artırılmıştı. 

Piyasadaki likiditeyi çeken ve parasal sıkılaştırmayı güçlendiren bu iki kararın tam tersi 17 Mart’ta “Koronavirüsün Olası Ekonomik ve Finansal Etkilerine Karşı Alınan Tedbirler” kapsamında uygulanmıştı. 

O dönem reel kredi büyüme koşullarını sağlayan bankalar için yabancı para zorunlu karşılık oranları 500 baz puan indirilmiş, 5,1 milyar ABD doları karşılığı likidite serbest bırakılmıştı. 

Merkez Bankası’ndan bugün yapılan açıklamaya göre 17 Mart 2020 tarihinden bu yana, yabancı para zorunlu karşılık oranlarında indirim yapılması ve reel kredi büyüme koşullarının bazı bankalarca ilk defa sağlanması nedeniyle piyasaya verilen toplam 17,7 milyar dolar karşılığı döviz ve altın cinsinden likidite, 18 Temmuz ve 20 Ağustos’taki düzenlemelerle birlikte normalleşme kapsamında geri çekilmiş olacak. 

Merkez Bankası rezervleri ve mevduat faizleri artacak

Konuyu Bloomberg HT canlı yayınında değerlendiren Finansal Danışman Recep Arakan, faizleri değiştirmeyerek “güvercin” bir duruş sergileyen Merkez Bankası’nın zorunlu karşılık kararı ile parasal sıkılaştırma tarafında kuvvetli bir mesaj verdiğini söyledi. 

Atakan, “Piyasalar, Merkez Bankası’ndan 170 milyar civarında fonlama alıyordu. Bugün açıklanan 17 milyar Türk lirası ve 8,5 milyar ABD doları karşılığı likidite de düşünüldüğünde piyasaya yaklaşık 80 milyar daha sıkılaştırma yapılacak. Bu, bankacılık sisteminin, Merkez Bankası’ndan artık 170 milyar değil 250 milyar civarında fonlama almak zorunda kalması anlamına geliyor” dedi. 

Recep Atakan’a göre bu durumun iki sonucu var: 

Birincisi 8,5 milyar dolar civarında zorunlu karşılığın Merkez Bankası rezervlerini artıracak olması. Atakan, TCMB’nin döviz rezervlerinde son günlerde olan erimenin bir parça telafi edilebileceğini aktardı.

İkinci etki ise kendini kredi ve mevduat faizlerindeki artış olarak gösterebilir. 

Zikredilen miktarın da sıkılaştırmanın da çok kuvvetli olduğunu belirten Recep Atakan, piyasanın neredeyse aldığının yarısı kadar daha bir ilave borçlanma zorunluluğu getirildiğini söyledi:
 

Bunu politika faizinin üzerindeki gecelik faiz, GLP faizleri gibi bir süredir yapmaya devam ettiği şekilde devam ederse net bir şekilde bankacılık kesiminin önemli bir likiditesini elinden alınır. Bu da bankacılık faizlerinde kredi kesiminde bir artış, mevduat faizlerine yükseliş olarak yansır. 


“Merkez Bankası’na park edilecek likidite var mı onu düşünmek lazım”

İş Portföy Genel Müdür Yardımcısı Nilüfer Sezgin ise faiz seviyeleri kadar kredi miktarını etkileyecek politikaların da, kredi büyümesinin enflasyonda yarattığı olumsuz etkiyi dengeleyebilmek adına çok önemli olduğunu söyledi. 

Merkez Bankası’nın birden fazla politika aracı var. Faiz, likidite yönetimi ve makro ihtiyati araçlar. Şu an atılan adım bu politika sepeti içinde makro ihtiyati taraftan sıkılaştırma getiriyor. 

Faiz kararı beklenenden daha güvercin ancak bu atılan adım, bu etkiyi tersine çevirebilecek durumda. 

Geçen dönemlerde zorunlu karşılıklarla ilgili adımların en fazla 4-5 milyar dolar likiditeyi çekecek şekilde atıldığını hatırlatan Sezgin, Bloomberg HT’ye yaptığı açıklamada “Bugün bu miktar 8,5 milyar dolara çıkmış durumda. Zorunlu karşılık adımları çok daha büyük atılıyor” dedi. 

Sezgin, “Bankaların Merkez Bankası’na park edeceği döviz miktarı artıyor ancak böyle bir likidite var mı onu da düşünmek gerekiyor” diye konuştu. 

Bankaların döviz likiditelerini ya Merkez Bankası’nda zorunlu karşılık olarak park ettiğini, ya swaplarla TL’ye dönüştürdüklerini ya da yurt dışı muhabir hesaplarda tuttuğunu hatırlatan Nilüfer Sezgin, muhabir hesapların oldukça azaldığını, yeni kararla birlikte swapların da azabileceğini söyledi. 

Sezgin’e göre Merkez Bankası’nda daha fazla para tutmak zorunda olan bankalar bu miktarı, swap işlemlerini azaltarak karşılayabilir. 



Independent Türkçe 

DAHA FAZLA HABER OKU